Kategoriyan hilbijêre;

Tenê yên kurdî?:

Pêşîn yên:

Agahî: dema 2 an jî zêdetir kategorî hatin hilbijartin, bila mijar wan hemû kategoriyênku te bijartine, bihewîne an hema tenê yek ji wan kategoriyan bihewîne jî bes e?
Hemû an hema kîjan be:


    9 mijar û 16 peyam
    bir intihar mektubu teşebbüsü 2 - tirşik
    bir intihar mektubu teşebbüsü 2
    (0) (0) ecêb (0) (1)
    di mijarê de bigere

    1. helbesta coşkun büktele. eger yek ji we wergerîne kurdî yê pir baş be.



    Öndeyiş

     

    Dizlerim kesiliyor zehirli kemanların

    kanıma karışan kimyasal nefesiyle

    ölüm beni çağırıyor en sevecen sesiyle

    bütün batık gemilerin yattığı yere

     

    Ey doğmamış çocuklarım

    ey Nietzsche

    daha bir net görüyorum yüzlerinizi

    gözlerim körleştikçe

     

     

    1

     

    En güzel çocuklar doğmamış çocuklardır

    onları o tutkulu büyük aşklar yaratır

    o tutkulu büyük aşklar ki fırtınalarla

    kısacık kavuşmalar uzun ayrılmalarla

    balta girmemiş yalnızlıklarla

    sevişerek yaşanır

     

    Sizler ki en güzel çocuklarımsınız

    o büyük aşklar kadar haklı ve imkânsızsınız

     

    Sarışın alevlerle rüzgârları deli eden kucak kucak saçlarını anneniz

    ne yüzden kısalttıysa

    sahihlik ne yüzden tedavülden kalktıysa

    bütün iyi edebiyat üç bin yıldır ne yüzden hep bir hüznü anlattıysa

    siz çocuklarım

    siz o yüzden doğmadınız

     

    Sizler ki en güzel çocuklarımsınız

    sırf gözlerim kapalıyken görüyorum sizleri

    o büyük aşklar kadar haklı ve imkânsızsınız

     

     

    2

     

    Güneşin doğmadığı o nursuz sokaklarda dolaşmak zorundaydım

    annenize oralarda rastlayacaktım

    etraf cinnet kokuyordu erkekler dövüşüyor kadınlar korkuyordu

    çaresiz ve ceketsiz kaçak çocuklar

    sağanak yağmurlarda kedilerle birlikte ıslanıyordu

    Cumartesi akşamları fırınların önünde kuyruklar oluyordu

     

    Bir göktaşı gibi apansız çıkagelip hayatıma girdiğinde

    annenizin yüzünden o bembeyaz suçsuzluk daha kazınmamıştı

    kentteki takvimlerin uğursuz kehaneti henüz haklı çıkmamıştı

     

    Ben uzak bir denizden yeni döndüğüm için kendime çok benziyordum

    kristal bir kadehten yudumlamak yerine

    hayatın özsuyunu tas tas içmek istiyordum

     

    Annenize gelince nerde bir ayna görse

    oturup yüzündeki o güzelim suçsuzluğu örtbas etmek istiyordu

    bir makyaj hilesiyle ve ödünç mimiklerle

     

    Hava tahmin raporları hiç umut vermiyordu

    gökten kükürt ve ateş yağacak deniyordu

    altı irinle dolu kocaman bir yaranın kabuğunu andıran kentin çopur yüzeyinde

    aşklar barınmak için pastoral bir leke aranıyordu

     

     

    3

     

    Anneniz güzeldi

    bu günahlı gezegende var olması mümkün olan en mesut tesadüfe

    borçlanarak bulduğum o bembeyaz güzelliği sanki düşseldi

     

    Bilirdim ki seraptı ona dokunduğumda kaybolmayışı

    bilirdim ki aslolan olmayışıydı var olmayışı

    Tarih onun yokluğuydu yokluğu ki somut koca bir taştı

    ne zaman kapasam dışardaki zamanın yürüyen gerçekliğine

    gözlerimin yeminli kapılarını

    bilirdim ki o koca taş hep yeniden yuvarlanıp kapıları kıracaktı

    bilirdim ki Tarih'in çiçek bozuğu yüzü her defasında

    mağaramda açtığı o gedikten içeri arsız arsız bakacaktı

     

    Anneniz güzeldi

    dramatik güzelliği

    —nice kentlere girmiş ve girdiği her kentin

    burcundan bayrağını göğünden mehtabını indirmiş—

    bir haçlı ordusunun bütün günahlarına sebep olmaya

    tek başına yeterdi

     

    Anneniz güzeldi

    elini tuttum ve

    —nice yazlardan nice nazlardan sonra—

    o kötü eve

    benimle geldi

     

     

    4

     

    Kara kadife bir pelerin gibi

    kuşandığı gecenin eteklerini

    ardından sürükleyerek

    koynunda dramatik tehlikeler gizleyerek

    en imkânsız saatlerde gelirdi bana

    ve rüyama girer gibi girerdi

    daracık yatağıma

     

    Ama bilirdim

    bütün sevme gücüyle benimken bile

    gövdemi tırmalar ve ısırırken

    göğsümün kafesinde uyuklayan hayvanı

    dürtüp kızıştırırken bile

    kanımda hızlanan elektrikle

    içime yıldırımlar düşerken

    kollarımda devinen şey çıplak gerçekken

     

    Bilirdim ki seraptı ona dokunduğumda kaybolmayışı

    bilirdim ki aslolan olmayışıydı var olmayışı

     

     

    5

     

    "Gerçek"

    bir patates gibi dümdüz

    açık anlaşılır ve netti

    plastik güller ve elastik gönüller çağında hayat

    protein demekti

    melâlin her türlüsüne

    cerrahi müdahale gerekti

     

    Duyguları mikroplarla birlikte kapı dışarı edip

    hayatı uzunca bir ameliyat seansıymış gibi yaşayan

    ve başkalarının hayatından başka kaybedecek şeyi olmayan

    bir takım cerrahlara teslim oldu anneniz

     

    Kasıklarındaki açlığı aşk yerine dana etli yahniyle

    doyurabilsin

    ve patates suratlı gürbüz çocuklar

    doğurabilsin diye

     

    Saplanmış bir dikeni çıkarıp atar gibi

    bu çağdışı romansı hayatından atıverdi

    o bembeyaz suçsuzluğu yüzünden

    bir daha nüksetmemek üzere

    neşterle kazıtıverdi

     

    Ey doğmamış çocuklarım

    sizi anneniz intihar etti

    siz arkaik aynaları örten tozlar altında taammüden unutulmuş

    o büyük aşklar kadar güzel ve imkânsızdınız

    o patates suratlılar doğsunlar diye

    doğamadınız

     

     

    Sondeyiş

     

    Ne söylenebilir artık

    her şey patates gibi dümdüz

    ve yalınsa

    tüm sorular sorulmuş cevaplar alınmışsa

    sesler ve görüntüler haklıysa

    yani formüller ve takvim her şeyi açıklıyorsa

    bütün evetler evet ve hayırlar hayırsa

     

    Ne söylenebilir artık

    "seni seviyorum"lar "beraber ölelim"ler

    göz yaşıyla ıslanmış karanfilli mendiller

    intiharlar ve haplar ve kan tükürmeler

    ve pembe cinayetler ve beyaz porselenler

    madem ki eskidiler

    madem ki öpüşürken bile gözlerini kapamıyor hiç kimse

     

    Madem ki herkes böylesine tetikte

    ödün vermez ve uyanık

    ne söylenebilir artık

     

    Ey doğmamış çocuklarım

    bunca bilgisayar ve tanksavar arasında

    yeryüzünün bu en çılgın macerasında

    elbette yeriniz olmayacaktı

    bizler bu kalın kabuklarımızla

    sizler gibi bir incelik yaratamazdık

     

    Ne söylenebilir artık

    elveda çocuklarım

    elveda o bir anlık

    ya da hiç olmamış saflık.



    2014.03.28-02:20 | nazim tolhildan

    dengdanên dawîn (Yên Din..)
    çewtiyên mantiqî yên vegotinê [3]
    beşek ji pirtûka rêzimana kurmancî ya bahoz baran e.. ...
    duyemdest [1]
    peyva ku min berî çend deqeyan ji ber xwe avêt. mirov dikare ji bo tiş...
    peyv û gotinên ku tirşikê derxistine [1]
    (bnr: teknofehşo) (bnr: firat wergerî)...
    di xewnên şevan de [1]
    Helbesta Cegerxwîn e ku ji aliyê yunus dişkaya ve wek stran hatiye got...
    tirşikvanên ku dixwazin li ber destê dr.simurg tedawî bibin [3]
    ez im ew kes. çendekî ye ku nizanim çavê kî ye li min ketiye û bi nexw...
    belki ev jî bala te bikişînin
    » birqên direxşan
    » întihar

    Kategoriyên mijarê:: wejehlbst
    nivîskarên ku li vê mijarê nivîsîne


    sitemap
    reklamokên beredayî